Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Akupunktur Nedir?

Akupunktur Nedir?Akupunktur kelimesi latince kökenli olup; Acus: iğne, Punctura: Batırma, delme anlamına gelmektedir. Yani iğne batırma anlamındadır. Klasik Çin tıbbında insan yaşayan evrenin bir parçası olarak kabul edilir ve her şeyin içinde var olan evrensel gücün insanın da içinde bulunduğuna inanılır. “Chi” adı verilen bu enerji insan vücudunda “meridyen” denilen kanallarda dolaşır. Akupunktur yöntemi ile bu kanallarda meydana gelen enerji dolaşım engelini ortadan kaldırarak dengeyi sağlamak ve bu şekilde hastalığı önlemek amaçlanır.
İnsan vücudunun kendi kendini onarım gücü çok yüksektir. Vücudumuzda bu gücü harekete geçiren belli uyarı noktaları vardır ki, bunlara “akupunktur noktaları” denir. Bu noktalar uyarılarak vücudumuzdaki enerji dolaşımı normale döndürülür ve hastalık hali ortadan kaldırılır. Böylece organizma ilaç tedavisine gerek kalmadan, kendi olanaklarıyla hastalığın ortadan kalkmasını sağlar. Hastalığın belirtilerine değil, nedenine yönelik bir tedavi metodudur.
Akupunkturla tedavide önemli olan; Akupunktur noktalarını bilmek, noktayı lokalize etmek, vakanın durumuna uygun noktaya, gereken iğne batırma ve iğne manipülasyonu tekniği ile uyarıyı gerçekleştirmektir. Hipokrat, canlıların kendi kendilerine iyi olma kudretlerinden ve iç hekimden bahseder. Paracelcus, “Hiçbir hayat sadece dış hekimin çabalarıyla var olamaz; dış hekim, iç hekime yardımcı olabilir.” der.
Örneklemek gerekirse, bir kemik kırığını ele alalım. Kemik kırılıyor ve dıştaki hekim onu düzenleyip alçıya alıp bırakıyor. Sonra bakıyoruz ki, kırılan yer inanılmaz biçimde kaynamış ve onarılmış. Burada iç hekim ve/veya iç güçler yani organizmadaki bioregüler güçler rejenerasyonu sağlamış ve onarımı gerçekleştirmiştir. Bu örnekte dikkat etmemiz gereken nokta, sadece kırılan kemiğin onarılması değil, onarılan yerin eski haline gelmesiyle onarımın durmasıdır. Yani kontrolden çıkmaması, bioregüler gücün tam yerinde işi bitirmesidir. Buradaki mekanizma, kırılan kemikten kalkan uyarının periferik sinirler aracılığıyla MSS’ne ulaşması ve MSS’den çıkan komutlarla bioregüler gücün faaliyete geçmesidir.
Eğer bünyenin bioregüler gücü bu kadar mükemmel ve başarılı olmasaydı, organ nakli gerçekleşmezdi. Yara tamiri, veya operasyonlarda gördüğümüz sonuçları canlılar kendileri başarmaktadırlar.
Akupunktur organizmanın kendi kendini tedavi ettiği bir metottur ve en önemli özelliği yan etkisinin olmamasıdır. Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde kullanılan ilaçsız tedavi yöntemi akupunktur, Türkiye’de de hızla yaygınlaşmaktadır. Üniversitelerde ders olarak okutulan akupunktur, alternatif tıp olarak değerlendirilmemelidir; binlerce yıllık geçmişiyle akupunktur tıbbın kendisidir
Akupunkturun bir diğer önemli özelliği de; kullanım alanının genişliğidir, istatistiklere göre, şu anda 300 den fazla hastalıkta, Akupunktur uygulanmaktadır. Bunlarda, dahiliye, cerrahi, kadın-doğum, nöroloji, ortopedi, K.B.B. ve çocuk kliniği vd. ilgi alanlarına giren bir dağılım göstermektedir. Bu kadar basit bir yönteminin uygulanmasıyla, böyle çok çeşitli hastalıkların tedavi edilebilmesi gerçekten de, diğer tedavi yöntemlerinin erişemediği bir durumdur.
Modern anlamda;
Akupunkturda vücuda herhangi bir şey zerk edilmeden ince iğneler batırmak suretiyle başka bir dış etkiye ihtiyaç duymadan kendi kendini tedavi etme yöntemidir. Akupunkturu telefon tuşlarına benzetebiliriz, nasıl ki belli numaraları tuşladığımızda, belli kişiler karşımıza çıkıyorsa, akupunktur iğneleri de belli noktalara uygulama yapıldığında, o noktalardan beyne uyarı gider.
Akupunkturun Bilimsel Temelleri
– Analjezik (Ağrı kesici) etki
– Homeostatik etki ( otonom sinir sistemini dengeleyici etki
– İmmün sistemi ( Bağışıklıl Sistemini ) artırıcı etki
– Sedatif ( Sakinleştirici ) etki
– Psikolojik etki


E-Bülten

Twitter Sayfamız